Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı, Uzmanlar, borsalardaki çalkantının insanları çeşitli yollarla etkileyebileceğini söylüyorHaber bilgisiYazan, Maria ZaccaroUnvan, BBC Dünya Servisi7 saat önce
Şanghay’dan Tokyo’ya, Sydney’den Hong Kong’a kadar Asya borsaları Pazartesi günü onlarca yıldır görülmemiş seviyelere düştü.
Avrupa piyasaları da geriledi.
En büyük kayıpları bankalar ve savunma sanayi firmaları gösterirken, ABD borsaları Covid pandemisinin başlangıcından bu yana günlük en kötü düşüşlerini yaşadı.
Uzmanlar, borsadaki çalkalanmanın bireylerin hayatını ve ekonomik durumlarını çeşitli şekillerde etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
İş kaybı yaşanabilir mi?
Eğer hisse senedi fiyatları uzun bir süre boyunca düşerse, bu iş gücü üzerinde etkili olabilir.
Yatırımcılar bir şirkete yatırım yaptığında, bu yatırımdan geri dönüş almayı umar.
Eğer bir şirketin hisse fiyatı uzun süre düşerse, yatırımcılar şirketin bu düşüşü durdurmak için bir şey yapmasını bekler.
Maliyetleri düşürmek için işten çıkarmalar buna bir örnek olabilir.
Ancak University College London’dan (UCL) ekonomi profesörü Morten Ravn, işverenlerin çalışanları işten çıkarmakta “şimdilik” oldukça isteksiz olacağı düşüncesinde.
Ancak “Ta ki bu durumun daha da kötüleşeceğinde ve vergilerin geri alınmayacağında hemfikir olana dek” diye ekliyor.
Prof. Ravn’a göre şirketler uzun vadede “er ya da geç işten çıkarma konusunda bir karar vermek zorunda kalacaklar.”
Vergiler ve faiz oranları artabilir mi?
Mevcut borsa düşüşlerinin insanların ödediği vergiler ve kredi, ipotek ve tasarruf faiz oranları üzerindeki etkisinin ne olacağı henüz bilinmiyor.
Prof. Ravn’a göre bunların hepsi etkilenebilir. Ayrıca piyasa çalkantısı hükümetlerin mali durumu üzerinde baskı yapabilir, bu nedenle giderleri azaltmak ya da vergileri artırmak zorunda kalabilir.
Faiz oranları da etkilenebilir ve dalgalanabilir.
Prof. Ravn, “her iki yöne de gidebileceğini” söylediği faiz oranlarının, ülkelerin ABD gümrük vergilerine nasıl tepki vereceğine bağlı olarak artabileceğini ya da azalabileceğini söylüyor.
Örneğin, bir ülkenin merkez bankası faizleri düşürmeye karar verirse, bazı ev kredileri ucuzlayabilir.
Ancak nakit birikimlerini bankalarda faize yatıranlar daha düşük getiri elde eder.
Tersine, faiz oranlarının artması borçlanmayı pahalılaştırır, ancak tasarruf sahipleri için getiriler artar.
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı, Bazı analistler mevcut durumun küresel bir resesyona yol açmasından korkuyor.Emekli maaşları etkilenebilir mi?
Bazıları doğrudan hisse senetlerine sahip olsa da, çoğu insan için borsalarla kurdukları ilişki, emeklilik planları üzerinden oluyor.
Bazı emeklilik katkı ödemeleri hisse senetlerine yatırılır. Prof. Ravn bu hisselerin değerlerinin düşmesi durumunda, insanların emeklilik birikimlerinin değerinin de etkilenebileceğini söylüyor.
Ancak bazı emeklilik katkıları devlet tahvilleri gibi daha güvenli yatırımlara gider.
Hisse senetleri düşerken, bunlar da altın gibi diğer varlıklarla birlikte “güvenli liman” olarak görüldüğü için genellikle değer kazanır.
Bu nedenle, devlet tahvillerinin değerinin artması, hisse senedi düşüşlerinin yol açtığı kaybın bir kısmını ya da tamamını telafi edebilir.
Bu ise emeklilik birikimlerinin nasıl dağıtıldığına bağlı.
Emekliliğe yaklaştıkça, emeklilik birikiminin daha büyük bir kısmı tahvillere yatırıldığından etkilenme de daha az olur.
Resesyon olasılığı var mı?
Resesyon, bir ülkede şirketlerin, hükümetlerin ve bireylerin ekonomik faaliyetlerinin üst üste iki çeyrekte (üçer aylık iki dönemde) küçülmesi anlamına geliyor.
Prof. Ravn’a göre dünyanın bir resesyon yaşayıp yaşamayacağını söylemek için henüz erken.
“Önümüzdeki bir iki haftada ne olacağını görmek gerekiyor. Bu tam kapsamlı bir ticaret savaşına dönüşür ve diğer ülkeler ABD’ye misilleme yaparsa endişelenirim.”
Prof. Ravn, borsaların mevcut durumu küresel bir durgunluğa yol açması halinde, istihdam kayıplarının “çok muhtemel” olduğunu söylüyor.
Resesyon insanların ve bir ülkenin ekonomisi üzerinde çeşitli sonuçlar doğurabilir.
Örneğin, bazı insanlar işlerini kaybedebilir ve işsizlik de artabilir.
Bazı çalışanlar da terfi veya fiyat artışlarına ayak uyduracak maaş zamları almakta güçlük yaşayabilir.
Ancak, bir durgunluğun etkileri toplum genelinde eşit hissedilmez ve insanlar arasında eşitsizlik artabilir.
Kaynak: BBC Türkçe
